Makale ara:  
Makaleler
  • Başarı Öyküleri
  • Çoklu Zeka
  • Geliştiren Sözler
  • Geliştiren Hikayeler
  • Kişisel Gelişim
  • Çocuk Gelişimi
  • Sağlık
  • Can Yücel

    "Beklemek güzeldir, ama doğru durakta..."
    ~ Can Yücel ~
     

    "Ne hesabını veremeyeceğim bir günüm oldu ne de vicdanımı lekeleyen bir geçmişim......
    Ne hissettiysem onu söyledim , onu yaşadım... Yaşadığım bir tek andan bile pişmanlık duymadım...
    Asla keşkelerim olmadı...
    Hiçbir zaman kendimle vicdan mahkemesi yapmak zorunda kalmadım...
    ...Karşıma bazen gerçek yüzler , bazen sahteler çıktı ama olsun ben yine sadece hislerimle yaşadım.. Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim , ya da asla birini severken karşılığını beklemedim...
    Dostluğuma değer biçmedim , sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim...
    Sevdiysem sonuna kadar gittim,bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim...
    Bazen çok kırıldım , bazen belki de kırdım... Ama hata insana mahsustur dedim..Affettim , af diledim..
    Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim.. Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.Belki de içten içe sinsice güldüler... Ama asıl unuttukları şuydu...
    Ben aldanmadım... Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar... Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için... Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için....
    Oysa ben hiç insan kaybetmedim...
    Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar............."

    "Sen; seni seveni görmeyecek kadar körsen eğer, o da sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur işte."

    "Öyle herkesi sevmeyeceksin.. 'Seviyorum' demeyeceksin ! 'Seni seviyorum' diyebilmek için gerekirse bir ömür bekleyeceksin."

    "Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim ,
    ya da asla birini severken karşılığını beklemedim...
    Dostluğuma değer biçmedim , sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim...
    Sevdiysem sonuna kadar gittim,bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim...
    Bazen çok kırıldım , bazen belki de kırdım...
    Ama hata insana mahsustur dedim..
    Affettim , af diledim..
    Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim..
    Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.
    Belki de içten içe sinsice güldüler...
    Ama asıl unuttukları şuydu... Ben aldanmadım...
    Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar...
    Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için...
    Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için..
    Oysa ben hiç insan kaybetmedim...
    Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar.."

    ~Can Yücel~

     


    "Çok sahiplenmeden seveceksin mesela. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi.."

    "Dolu dolu yaşa hayatı, dilini keşkeler sarmasın. Ve öyle birini sev ki; gündüz güneşe, gece yıldıza ihtiyaç kalmasın.."


    "Bir insana zorla sevdiremezsin kendini, Bana güven diyemezsin. O bunu hissetmiyorsa, tek bir söz söyleyebilirsin: 'Sen bilirsin'

    "Her şeyin kadar değil, değeri kadar seveceksin mesela. Çünkü beklentin ne kadar çok olursa, o kadar kırılırsın aslında."

     "Bir insana zorla sevdiremezsin kendini, Bana güven diyemezsin. O bunu hissetmiyorsa, tek bir söz söyleyebilirsin: 'Sen bilirsin'

    "Seveceksen, yalnız kaldığında aklına geleni değil, hiç aklından çıkmayanı seveceksin..
    Bizimkisi bir aşk hikayesi değildi. Aşk'tı bizimkisi, gerisi hikayeydi ."
    "

    "İçin yanarken üşümek, Yüreğin kan ağlarken gülmek, Özleyip de sevdiğini görememek.. İşte aşk bu olsa gerek !"
     

    "Öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, Seni gözleriyle bile aldatmayacak.."

    " Seni seviyorum demek değil ki marifet,
    önemli olan o kelimenin tüm sorumluluklarını alabilmek.  "
     

    "Her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin, bunu da öğren
    Sevdiğin kadar sevilirsin..."

    "Her şeyin kadar değil, değeri kadar seveceksin mesela. Çünkü beklentin ne kadar çok olursa, o kadar kırılırsın aslında."
     

    "Öyle herkesi sevmeyeceksin.. 'Seviyorum' demeyeceksin ! 'Seni seviyorum' diyebilmek için gerekirse bir ömür bekleyeceksin."
     

    "Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme, bil ki ağladığın kadar güleceksin. Sakın bitti sanma her şeyi: Sevdiğin kadar sevileceksin."
     

    "Hani bir kelebek yakalarsın, bakmak istersin; ama elini açsan kaçacak, sımsıkı tutsan ölecek. İşte böyle bir şey seni sevmek."
     

    "Sevgili dediğin koluna değil, yüreğine yakışmalı.. Ve öyle gelip geçici bir heves değil, Sonsuza dek nefesin olmalı !"

    "Sevgili, arayıp da bulduğun birisi değil, Hiç aklında yokken aşık olduğun kişidir.."

    "Hayatta her şeyini bir kişiye bağlama. Çünkü onu kaybettiğinde her şeyini kaybedersin aslında.."

    "Kimi güzelim der sevdiğine, kimi özelim.. ama sevgi ne güzellik ister, ne de özellik.. Sevgi, sadece yürek ister !"

    "Her yürek sevebilseydi eğer, ayrılık hiç olmazdı. Her seven yürekli olsaydı zaten 'aşk' bu kadar basit olmazdı !
    Bazen kırdım, çoğu kez kırıldım ama ben hiç kimseyi kaybetmedim, sadece zamanı geldiğinde vazgeçmesini bildim'.


    "Seveceksen, yalnız kaldığında aklına geleni değil, hiç aklından çıkmayanı seveceksin..."

    "Aşk, yalnızca onunla birlikte olmak değildi. Herkesi ona benzetip, hiçbirini onun yerine koyamamaktı."

    "Boş boş seviyorum demekle olmaz; Göstereceksin sevdiğini, hissettireceksin... Yapamıyor musun ! O zaman yoldan çekileceksin!!!"

    "Sevgili dediğin koluna değil, yüreğine yakışmalı.. Ve öyle gelip geçici bir heves değil, Sonsuza dek nefesin olmalı..! "

    "Karanlık gecede marifet değildir yıldızları görmek. Unutma, 'Aşık olmak önemli değil, ömür boyu sevebilmektir marifet."

    "Dört yanı hüzünle çevrili yara parçasına "AŞK" denilirmiş...Yüreğimin coğrafyasına düşünce anladım..".


    "Ömür Dediğin Üç Gündür,Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür.."
     

     

    "Özledim seni...
    Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...
    beynimi uyuşturuyor özlemin...
    Çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zaman içimi
    nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.
    Yokluğun, hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadiyen
    bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları akşamları her işi bir
    kenara koyup seninle başbaşa konuşmaları
    özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu
    küskünlüğünü...
    Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak, bir
    çift kısık gözle kendini, ellerimin okşayışına bırakırken.
    Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları
    söyleyemeden 'git artık' demek.
    'Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa' demek
    sana ne de zor..
    Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda ban bir yabancı gibi"
     

     

    Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
    Kanatların çırpındığı kadar hafif..
    Kalbinin attığı kadar canlısın,
    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
    Sevdiklerin kadar iyisin,
    Nefret ettiklerin kadar kötü..
    Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
    Karşındakinin gördüğüdür rengin..
    Yaşadıklarını kâr sayma:
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
    Sevdiğin kadardır ömrün.. bakmanı istemek senden...
    yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek..."

     

    "Kendi elinle kazdığın kuyuya, Aşk, ufacık bir taş atmaktır. Gürültüsü büyüyünce sessizliğin, Marifet yosunlar gibi susmaktır.."

     "Sebepsiz sevmektir aşk,
    nedeni olmadan bağlanmak birine.
    Gözlerine baktığında ...erimektir içten içe,......
    Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle.
    Hatta sarılamamaktır utançtan,
    Çünkü utanmaktır sevmek aslında,
    Sevmek nedir aslen?
    Ölmek mi uğruna?
    Yaşamak mı onunla?
    Sevmek mi ömür boyunca?
    yoksa ayrılmak mı gerekince?
    Nedir insanı başkasına bağlayan?
    Güzelliğimi?
    bilmez kimse bu soruların cevabını..
    Kimi sever güzelini,
    Kimi sever özelini..."


    ‎''Küçükken annem: yerde ekmek görünce 'yükseğe koy, kuşlar yer' derdi. Sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk acaba kuşlar mı yedi ?''


    "Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın
    Biri seni bulacak
    Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan
    Biraz ürkeceksin.!
    *Ne kadar dirensen de nafile.
    İnsansın sonuçta, seveceksin*
    Eski acılara bakıp da küsme sevdalara
    Gâvura kızıp da oruç bozulmaz!
    Sök at kafandan acaba'ları.!
    BİR KEMİK AYNI YERDEN İKİ DEFA KIRILMAZ...

    ~~~~~~~~~~~~~

    Senin İçin Yasak Dediler
    -Yasaklar Çiğnenmek İçindir Dedim...

    Senin İçin imkansız dediler
    -Önemli Olan İmkansızı Başarmak Dedim...

    Senin İçin Olmaz Dediler
    -Dünya da Olmayacak Şey Yok Dedim...

    Senin İçin Zor Dediler.
    Kolay Olsaydı Değeri Olmazdı Dedim...

    Onda Bulduğun Nedir ki Dediler.
    -Herkeste Arayıp Bulamadığım Dedim...

    Senin için O Ne Dediler.
    - Hayattaki Gülen Yüzüm Dedim...

    Ona Öyle Nasıl Bağlandın Dediler.
    - Ben Değil O ''Bağladı'' Dedim...

    Oda Senin Gibi Sevdimi Dediler.
    - İşte Cevap Veremediğim Tek Şey Buydu...

    Eğer Bunu Bilmiyorsan Vazgeç Dediler.
    - ''Vazgeçecek olsaydım Sevmezdim'' Dedim...

    "Bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik.. Anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik..!"

                                      -EĞER-

    "O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
    Arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

    Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
    En güzel yerde başlatılsaydı eğer.

    Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
    Yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

    Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
    Çalınan birinin kalbiyse eğer.

    Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
    İnsan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

    O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
    Hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

    Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
    Kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

    Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
    Öylesine delice bakmasalardı eğer.

    Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
    Kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

    Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
    Son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

    Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
    Meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

    Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
    Beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

    Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
    Tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

    O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
    Yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

    O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
    Son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

    Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
    Her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

    Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
    Dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

    Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
    Namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

    Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
    Dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

    Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
    Sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

    Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
    Kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

    İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
    Kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

    Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
    İhanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

    Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
    Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

    Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
    Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
    Ya canım ellerini tutmak isterse...
    Evet Sevgili,
    Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
    Kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
    Mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!"

     

    "Her yürek sevebilseydi eğer ayrılık hiç olmazdı. Her seven yürekli olsaydı zaten 'aşk' bu kadar basit olmazdı !"

     

    "En Uzak Mesafe Ne Afrika'dır Ne Çin, Ne Hindistan,
    Ne Seyyareler Ne De Yıldızlar Geceleri Işıldayan....

    En Uzak Mesafe İki Kafa Arasındaki Mesafedir.
    Birbirini Anlamayan."


    "Bir çiçeğim vardı, adını aşk koydum; KOPARDILAR, Bir çiçeğim vardı, adını sevgi koydum; SOLDURDULAR, şimdi yine bir çiçeğim var, adını ızdırap koydum; NE KOPARAN VAR, NE SOLDURAN…"

    "Kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
    Mazilerinde görkem"

                   ---

    "Ben Benden Olgun İnsan İsterim
    Ben;
    Benden olgun insan isterim karşımda!
    Benden dürüst,
    En ufak dalgada,
    Arkasını dönmeyecek kadar olgun...
    Arkamı döndüğümde,
    Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir…
    Bir o kadar cesaretli olmalı.
    Yağmurdan ıslanıp,fırtınadan kaçmamalı.
    Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı.
    İşine gelince sevip,
    Zoru görünce bırakmamalı!..."



     

    Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.

    " O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.

    Demeyeceksin işte.

    Yaşarsın çünkü.

    Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.

    Çok sevmeyeceksin mesela.

    O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle O daha az sever seni, Senin O'nu sevdiğinden.

    Çok sevmezsen, çok acımazsın.

    Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.

    Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...

    Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın.

    Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.

    Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde.

    Paldır küldür yürüyebileceksin.

    İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.

    Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.

    "O benim." diyeceksin.

    Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin... Mesela gökkuşağı senin olacak.

    İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.

    Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksın.

    Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.

    Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.

    İlişik yaşayacaksın.

    Ucundan tutarak...

    Can YÜCEL


     

    Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim,
    Ya da asla birini severken karşılığını beklemedim.
    Dostluğuma değer biçmedim,sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim.
    Sevdiysem sonuna kadar gittim, bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim.
    Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım.
    Ama hata insana mahsustur dedim.
    Affettim, af diledim.
    Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim.
    Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.
    Belki de içten içe sinsice güldüler.
    Ama asıl unuttukları şuydu;
    Ben aldanmadım..!
    Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar.
    Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için,
    Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için.
    Oysa ben hiç insan kaybetmedim.
    Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar.

    Can YÜCEL

     

    Giriş
    E-Posta:
    Şifre:
     

    Yaşamsal Gelişim Facebook'ta

    İletişim Başarı Hikayeleri Oyuncak Powered By Ege Internet  | RSS |   Tüm Hakları Saklıdır 2010 ©